Anneler Cevaplasın

Aslında akşamları oturur iken bunca sene neler ile uğraştım hiç kendime ait güzel bir projem olmadı hatta öğrendiğim ilgilendiğim tüm yapıları kullanabileceğim bir sistem yapmayı, onca zamandan sonra bugünlere gelmemde ön ayak olan insanlara ithaf etmek amacıyla başlamıştım.

Bir gece vakti gelen mail ile Proje Pazarı yarışmasınada katıldığımı bir soru cevap sitesi, www.annelercevaplasin.com,

Günümüzde internetin bilgi kaynağı olduğu göz önünde bulundurulduğunda çocuk gelişimi alanında farklı kültürlerden yanlış olarak devşirilen davranışların kültürek bir kayba neden olmasından dolayı, kendi kültürümüz içinde deneyimli olan insanların deneyimlerini paylaşarak kültürel kaybın önüne geçmeyi amaçlamaktadır.

Anne ve anne adaylarının komik ve basit olarak düşündüğü soruları soramadığı çekindiği yahut paylaşabileceği bir yer bulamadığında rahatlıkla sorularını yöneltebileceği bir platform oluşturmayı amaçlamaktadır.

Güzel niyetle ile yapılmış güzel bir proje kısacası.

Ufak bir teşekkür

2008 yılında Üniversiteden mezun olduktan sonra 6 yıl içinde çoktan yapmam gereken bir şey olduğunu farkettim ve geçte olsa bu blog girdisini yazmaya karar verdim…

Öncelikle;

İnternette yeni bir kavram gördüğümde daha çok yeni çıkmış gibi koşarak yanına gidip (sizden daha önce bir şey ögrendim diyebilmek için) hemen ögrendiğimi anlatmaya çalışır iken sakince dinleyen ve aslında onun daha eski olduğunu ama yeni özellikleri olabileceğine belirterek “hadi gel beraber bakalım” diyebilen,
Tüm işinin arasında herşeyi bırakıp bizimle oturup araştıran deneyen yaptığımız hatalara düzeltmeye çalışan Selçuk Sırrı Tercan’a;

Bu yolda bizi hep destekleyen (maddi ve manevi) bizim içimizdeki inancı ve girişimcilik ruhunu bize aşılayan bizi öyle bir gaza getirip yürüyerek tüm organize sanayiyi dolaşıp “web sitesi istermisiniz” diye sormamıza sebep olan,
Tüm olumsuzluklara ragmen olsun napalım diyerek yeni işlere bakmamızı bize öğreten Aydın Kiper’e,

Bizimle sohbet etmek için gelip saatlerce bilgisayar başına oturup ( ki 6 saat gibi bir sürede javascript auto complete yapmıştık google bile kullanmaz iken ) destegini ve büyüklüğünü hiç esirgemeyen bir şeyler yapmamız için bizi teşvik eden fikirler sunan yapmamız için bizi zorlayan (biz istemesek bile) bizi hiç yalnız bırakmayan Aytaç Kaya’ya;

En zor zamanlarımda bile büyüklüklerini göstererek Eğitenliğin sadece derste olmayacağını gösteren Abilik ve Ablalık yapan (ki ben ilk tanıdığım da onlar son sınıftı) Onur İşbulan (+ Eşi ) ve Zeliha Demir’e,

Tüm yol boyunca ve halen yanımda olan bu yolda sıkılmadan ve bildiğim duyduğum ögrendiğim herşeyi büyük bir heycanla paylaşmak istediğim gecelerce oturup bir şeyler yazmak için beraberce çabaladığımız, parasını alamadığımız onca işe rağmen halen vazgeçmeden bir şeyler ögrenmek için didindiğimiz bazen platformlarımız ayrı düşse bile gönüllerimizin ayrı düşmediği Birtan Yıldız’a;

burda anlatamadığım yazıların kifayetsiz kalacağı bir çok duyguya ragmen, isimleri unutulan ama yaptıklarını unutulmayan sayamadığım bir çok insana üzerimde bir yük gibi hissetiğim için teşekkür etmek istedim;

Böyle kuru kuru teşekkür etmek olmazmış şuanki durum;

Verdikleri tüm emeklerin sonucu olarak Selçuk Sırrı Tercan’a , Aydın Kiper’e, Aytaç Kaya’ya, Onur İşbulan’a, Zeliha Demir’e ve Birtan Yıldız’a İthafen

www.annelercevaplasin.com

İçinde

  • angularjs
  • Symfony 2 ( Docrtine, twig, monolog )
  • İhtiyaca göre node.js kullanılabilecek olan ufak bir çalışma

 

Daha Ayrıntılı Bilgi İçin

Eğitim Teknoloğu

Son günlerde benim için popüler olan bir konu hakkında görüş belirtmek istedim. Bizler üniversitelerin Böte diye bilinen Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümünden mezun olup devlette bilgisayar öğretmenliği olarak görev yapıyoruz. Aslında mezun olduğumuz alan itibari ile kazandığımız ünvan wikipedia’ya göre;

Eğitim teknoloğuEğitim teknolojisi biliminin oluşturduğu bilgi ve ilkeler çerçevesinde çalışan profesyonellere verilen ünvandır.
Eğitim teknoloğunun görevi insanların öğrenmelerini geliştirmek için kullanılacak süreç ve araçların çözümlenmesini, tasarlanmasını, geliştirilmesini, uygulanmasını ve değerlendirilmesini yapmaktır.
Eğitim teknologluğu lisans ve lisans üstü eğitim ile elde edilen bi ünvandır. Türkiye'de üniversitelerin; Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi, Bilgisayar Sistemleri Öğretmenliği bölümlerinden lisans derecesi alan mezunlar "eğitim teknoloğu" sıfatına sahip olurlar.

Şeklinde tanımlamıştır. Peki Eğitim teknoloğu ne iş yapar ?

Didem Avdan Tuvan’a göre:

Akademik olarak tanımlamak epey bir tartışma gerektirir. Piyasada Eğitim Teknoloğu olarak çalışanların ne yapıyor olduğuna gelecek olursak; her seviyede yani buna K-12, ortaöğretim, üniversite ve yetişkin eğitimi de dahil, bir eğitimin nasıl verilebileceği konusundaki kararları alıyor. Özet olarak, eğitsel senaryoların yazılmasından, son ürünün ortaya çıkmasına kadar bütün işlerin yönetilmesini üstlenen kişiye Eğitim Teknoloğu denir diyebiliriz.

Aynı fikir ve aynı görüşte olmakla beraber kısacası öğretim materyali hazırlayan yöneten ve üreten sürecin her noktasında yer alan insanlardır.

Bizler üniversitelerden mezun olurken belki bunları yapabilecek bir donanıma sahip değil idik fakat unvanımıza neden sahip çıkmıyoruz. Şuan okullarda Bilişim Teknolojisi Rehber Öğretmen olarak görevlendirilip bir nevi bu amaçlanmıştır fakat uygulamada olay biraz daha farklılaşıyor. Fatih projesi geldigin de tüm bilgisayar öğretmenleri gibi bende heyecanladım lakin kaçımız tabletlere içerik geliştirdik. Yayınlanması için başvurduk. Kaçımız bir programlama dili yahut tasarım programı hatta Flash’ta basit uygulamalar yapabilecek durumdayız. Bizler kendimize güvenmediğimiz için kadro konusunda ısrar ediyoruz. Herkes mezun oldugu alanda bir iş yapacak gibi bir kaide yok ama insanlar kadrolarını alırlar iken unvanlarına göre kadro isterler uzman öğretmen olmak için halen cebelleşenler var. Bizse kendi unvanımızdan çok ne iş yapacağız durumdayız aslında yapacağımız işte çok açık ve net bir şekilde ortada fatih projesi tabletlerine içerik geliştirerek bu alandaki ihtiyacı karşılayabilse idik emin olun çok büyük bir farkın dalık yaratırdık.

Eğitim Teknoloğu Türkiye’de yok diyenler için;

Aşagıda kariyer.net ten alınmış bir eğitim teknoloğu iş ilanı;

screen

Kaynaklar :

http://seset.ceit.metu.edu.tr/2012/06/didem-avdan-tufan-roportaj/

Ek Ders Hesaplama v2.0 [ Android ]

Ek Ders Saati üzerinden ücret hesaplamak için küçük bir uygulama bir kaç aydır kullanılan bir uygulama aslında fakat ancak paylaşma fırsatı buldum.

2013 Yılı Güncel Katsayısına göre yapılmıştır.

– Kadrolu ve ücretli ögretmenlerin ek ders hesaplamaları bulunmaktadır şuan itibari ile.

Kısa bir süre sonra kodlarına @Github üzerinden ulaşabilirsiniz. Bir sponsor bulur isek belki Google Play Markete koymamız muhtemel 🙂

 

 

 

 

ekran2 ekran1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[wpdm_file id=2]

Bu sıralar

 

Buğulu görüyorum bu sıralar mevsim kış olduğundan mıdır ?

Yoksa gözlerim dolu olduğundan mı ?

Belki de anıların çokluğudur gözlerimi dolduran…

Yada özlem…

Ne demiş üstat;

 

her aşk bir kış’da sınanır / kimi buz keserek terleyiverir / kimi daha güçlü çıkar bahara!

Başlıkta bulunan yazı

 

 

Çok içersen böyle bir gece üstüne başka bir gece
Lafı g….den anlarsan habire
Aşksız kalırsın işte böyle
Bir tanem sevdiğim, seveceğim
Akıyorsa gözlerimden damlalar
Bilki kandır, kan candır
Bilki alamamışsındır canımı.
Yalnızım gece kadar,
Ecem kadar secerem kadar
Üşüyorum, üşüyorum habire
Beni sevmeyenler gebere
Diye haykırasım var Rüzgara karşı
Rüzgar haykırıyor bana Sevdiğin nerde diye,
Sevdim sevmemi istedi rüzgar,
Bu bile bana bir hediye
Gitti evet gitti ama
Bende sarılmazdım kediye gitmeseydi eğer, kayboldum.
Kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim Beylikdüzündeyim
Ben kısaca M.C.

 

İşler güçler isimli dizinin 25. bölümünden ir alıntı

 

Sigara Cafe

Eskilerden bahsederiz hani şöyle başlar cümlelerimiz;

Eskiden çok eskiden…

gibi birazda gelecekten bahsedelim…

Diyorum ki Kosgeb ten şöyle 100 Bin TL para çekip sigara kafemi açsam sadece sigara satılan bir kafe ama öyle paket ile değil tek tek…

İş çıkışı arkaradaşına sigara ısmarlamak isteyenlerle yada kahvaltıdan sonra kendine gelmeye çalışanlara yada içinde özlem olanlara,bekleyenlere…

Yanında da çay ikram fena fikirde degil gibi geliyor. Starbucks kadar akıllıca bir iş olur bence. Çünkü lüks imiş sigara bunca yıl farkına varamamışız. Onca savaşta askere moral olsun diye dagıtılan…. Şöyle gece olupta sevdiklerini düşündüğünde derinden yaktığı sigara lüks imiş… Lüksten vazgeçmek kolay da… Yarınlarımızda ekmeğimiz lüks olurda onuda kendimiz evimizde yapmaya çalışırız…